Başlangıç / Turizm / İlişkiler / Osmanlı’nın ilk Rus Elçisi Tolstoy

Osmanlı’nın ilk Rus Elçisi Tolstoy

  1. yüzyıl Çarlık Rusya’sında başa gelen Romanovların dış politikada yapmış oldukları önemli adımlardan bir tanesi de Osmanlı Devletine Elçi göndermekti. Ünlü Rus yazar Tolstoy’un dedesi Pyotr Andreyeviç Tolstoy Osmanlı Devletini askeri, siyasi alanlarda daha iyi tanımak ve buna göre hazırlık yapmak için 1.Petro yani Deli Petro diye bilinen genç Rus Çarı tarafından ilk elçi olarak Osmanlıya gönderilmiştir.

 

Çarlık Rusya’sı 1700 İstanbul antlaşmasıyla, Osmanlı Devletinde elçi bulundurma hakkı elde etmiştir.

İstanbul’a ilk gelen elçide Lev Nikolayeviç Tolstoy’un büyük dedelerinden Pyotr Andreyeviç (1645 doğumlu)  Tolstoy’dur. 1702 yılından 1714 yılına kadar İstanbul’da elçilik görevi yapmıştır. Denizcilikten gelen  önemli bir Asker ve diplomat olan Pyotr Tolstoy, I.Petro’nun yakın arkadaşıdır. 1682 yılında çıkartılan ayaklanmada Petro’ya karşı Sofya’nın yanında yer alan  Tolstoy daha sonra 1689 yılında Deli Petro tarafından yapılan ayaklanma ile saf değiştirmiştir. I.Petro’nun yakın danışmanı, istihbaratçı 1697-99 yılları arası İtalya’ya gönderilmiş denizcilik ve askeri alanlarda yapılan gelişmeleri takip etmiştir. Sonrasında Elçi olarak İstanbul’a gelmiştir.Osmanlı devleti hakkında uzun ve ayrıntılı raporlar yazmıştır.

I.Petro 1702’de Pyotr Andreyeviç Tolstoy’u Elçi olarak gönderirken şunları öğrenmesini istiyordu:

Osmanlı İmparatorluğu’nun umumi durumu, ahalisi, idare şekli, devlet ricali, askeri vaziyeti ve teşkilatı, yabancı devletlerle münasebeti, varidatın arttırılması ve gizli askeri hazırlıkların kolaylaştırılması hususunda alınan tedbirler, harp  hazırlıkları  yapılıyorsa  bunun  kime  karşı  olduğu, hangi milletlere karşı sempati beslendiği, devlet varidatının yekûnu, bunun toplanma tarzı, gelirinin eskisine göre nispetle, arttığı veya azaldığı, İran’la ticaretin vaziyeti, askerin miktarı ve nerelerde bulunduğu, harbe hazır kuvvetlerin sayısı ve hazineden ne kadar maaş aldıkları, donanmanın vaziyeti, Kerç Boğazı’nda bir kalenin yapılıp yapılmayacağı, yapılacaksa mevkii ve hangi ustalar tarafından inşa edileceği, Kerç Boğazı’nın tamamıyla toprakla doldurulması meselesi, eğer buna karar verilmişse ne zaman icra edileceği, Alman harbinden sonra Türk piyadesi ve süvarilerinin Avrupai nizama göre talim ettirilip ettirilmedikleri, eski usulün devam edip etmediği, Oçakov(Özü),  Akkerman(Turla)  üzerindeki  ve Kili kalelerinin vaziyeti, eski  usule  göre mi, yoksa yeni tarzda mı, tabya usulüyle mi tahkim edildikleri, bunun hangi ustalar tarafından yapıldığı, topçuların yeni ve eski nizama göre talim yapıp yapmadıkları, kimler tarafından yetiştirildikleri, eski mühendislerin ecnebi ve yerlilerden mi oldukları, topçu mektebinin olup olmadığı…” Bkz.: Çelik ve Bülbül 2008, s.55.

Hakkında: Cüneyt Çelebi

Moscow State University - Bachelor Peoples' Friendship University of Russia - Master

Bir Cevap Yazın